Anasayfa » Nefret Suçları » Sporda Nefret Suçları
Spor, bizatihi nefret üretmez, sporun bileşenleri (Oyuncu – Antrenör – Yönetici – Taraftar vb. gibi) spor ortamının müsait zeminde içlerinin derinliklerinde barındırdıkları "nefret suçunu" sergilerler. Spor, barış - dostluk – kardeşlik gibi pozitif değerler sunarken, bu değerlerin tam karşıtı nefret suçlarının da spor sahalarında varlığı artık inkâr edilemez bir gerçektir.

Sporda Nefret Suçları genel anlamda kategorize edildiğinde;
1.     Irkçılık,
2.     Ayrımcılık,
3.     Aşağılama,
4.     Yabancı Düşmanlığı,
5.     İslamafobi.

Spor, toplumda bir cazibe merkezidir, sporcular ve sporun paydaşları da gösterinin aktörleridir. Sporcular aynı zamanda toplumda çocuk ve gençlerin İdolleri ve rol modelleridir. Sporculardan ya da sporun paydaşlarından gelen tutum tavır ve davranışlar toplumda geometrik tesirlere sebebiyet verir.

Sporda nefret suçları teması dünyada ve Avrupa'da oldukça yeni bir alan iken Türkiye'de ise hiç çalışılmamış bir sahadır. Avrupa Komisyonu 2007 yılında yayınladığı Beyaz Kitap isimli Raporunun "Irkçılık ve Şiddetin önlenmesi ve bunlarla Mücadeleyi Güçlendirme" başlıklı bölümünde "Spor; cinsiyet, ırk, yaş, engel, din ve inanç, cinsel tercih ve sosyal ya da ekonomik durum ayrımı gözetmeksizin her vatandaşı kapsamaktadır. Komisyon, AB değerleri ile örtüşmeyen ırkçılık ve yabancı düşmanlığını başından beri kınadığını belirtirken 18 numaralı çağrısında da;

(18) Komisyon, ırkçı ve yabancı düşmanlığı içeren tutumlarla ilgili olarak, Avrupa'da Irkçılığa Karşı Futbol Ağı (FARE) gibi var olan işbirliği çerçevelerindeki diyalogu ve en iyi uygulama değişimini geliştirmeye devam edecektir.

Komisyon, mevcut girişimlere dayanarak, spor federasyonlarına maç süresince ırkçı suiistimallerle baş etmek için yöntem geliştirmesini tavsiye etmektedir. Komisyon ayrıca, kulüplerin lisans sistemlerindeki ayrımcılıkla ilgili hükümleri güçlendirmeyi de tavsiye etmektedir (bkz. Bölüm 4.7).

Komisyon:
(19) Uygulanabilir ulusal kurallar ve AB kuralları uyarınca, işlevsel bilgi ile pratik uzmanlık bilgisi paylaşımını geliştirecektir ve kanun uygulama hizmetleri ile spor organizasyonları arasındaki şiddet içeren ve ırkçı vakaların önlenmesini teşvik edecektir;

(20) Spor olaylarındaki halk hareketlerini önlemek üzere yeni yasal araçlar ve diğer AB çapındaki standartlar için olanakları analiz edecektir;

(21) Taraftar eğitmenliği (olumlu ve şiddet içermeyen bir tutum geliştirmek için taraftarlarla uzun süreli çalışma) gibi sosyal/eğitsel eylemlere verilen özel bir önemle, anti-sosyal davranışları önlemek için çok disiplinli bir yaklaşım geliştirecektir;

(22) Emniyet güçleri, spor organizasyonları ve diğer taraflar arasındaki düzenli ve yapısallaştırılmış işbirliğini güçlendirecektir;

(23) Sporda şiddet ve ırkçılığı önlemeye ve bunlarla mücadele etmeye katkı sağlamak için aşağıdaki programların kullanımını teşvik edecektir: Gençlik Harekete Geçti, Vatandaşlar için Avrupa, DAPHNE III, Temel Haklar ve Vatandaşlık ve Suça Karşı Önleme ve Mücadele;

(24) Spor olaylarında şiddet ve ırkçılığı önlemek ve bunlarla mücadele etmek amacıyla yetkililerle tartışmak için yüksek seviyede bir konferans düzenleyecektir.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi üyesi olduğu Trakya Üniversiteler Birliği (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi – Namık Kemal Üniversitesi – Trakya Üniversitesi – Kırklareli Üniversitesi) ve STK'lar ile birlikte Türkiye'de spor alanında yeni temayı tartışmaya ve kamuoyuna sunmaya karar vermiştir. Avrupa Birliğinin karar vericilere de tavsiye ettiği konularda bilinç oluşturmak, toplumsal anlamda bir hastalık olan sporda nefret suçlarını tanımak, kayıt altına almak, arşiv oluşturmak ve bilinçlendirmeyi tabana yaymak anlamında, alanın yetkin yerli ve yabancı uzmanlarını bir araya getirmeye karar vermiştir. Alanda ikinci büyük organizasyonu Çanakkale Savaşlarının 100. Yılını Anmak ve Anlamak sürecinde düzenlenmesi, sempozyumun Dünya Irkçılıkla Mücadele gününde yapılması da daha bir anlam ifade edeceği öngörülmüştür.
 
yukari